Kamulaştırma Hukuku

Kamulaştırma nedir? Nasıl yapılır?

Kamulaştırma, Devlet ve Kamu Tüzel Kişileri tarafından kamu yararı için gerekli özel kişilere ait taşınmaz malların ve kaynakların kanunda gösterilen esas ve usullere göre yetkili organlarca verilen karar uyarınca ve parası peşin ödenerek zorla mülkiyetinin alınması ve irtifak kurulmasıdır.

Bu tanıma göre, kamulaştırmanın unsurları şöyle sıralanabilir;
1-Kamu yararı bulunması
2-Yetkili Organ tarafından karar alınmış olması
3-Kamulaştırmanın yasada gösterilen usul ve esaslara göre yapılması
4-Kamulaştırma Bedelinin peşin ödenmesi (Anayasa 46. ve 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinde hangi hallerde bedelin taksitle ödenebileceği sayılmıştır)
5-Kamulaştırılan malın özel mülkiyette olması
6-Mülkiyetin, mal sahibinin rızası dışında alınması ya da kısıtlanması

Kamulaştırma Kanunu 8.madde – Anlaşarak satın alma

Bu madde, kamulaştırma kararının alınmasından sonra idare ile mal sahibi arasında yapılacak pazarlık ile taşınmazın idareye devrini ve bunun usulünü düzenlemektedir.

Buna göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından diğer şartlar yerine getirildikten sonra, mal sahibine taşınmazın anlaşarak satın alınmak istendiğin bildiren iadeli taahhütlü bir davetiye gönderir. Bu davetiyede görüşme günü ve yeri bildirilir, teklif edilecek bedel bildirilmez.

Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, idareye başvurulması ve taraflar arasında anlaşmaya varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır.

İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.

Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz.

Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre idare tarafından Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Ve Taşınmazın İdare Adına Tapuya Tescili için dava açılır.

Kamulaştırma Kanunu 10.madde – Bedel Tespiti ve Tescil Davası

Kamulaştırmanın belki de en önemli aşaması olan yargı sürecinin düzenlendiği bu maddeden kısaca bahsedecek olursak;

Kamulaştırma Kanunu 8. maddesine göre yapılan görüşmede taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması haline, aynı kanunun 10.maddesi gereğince kamulaştırmayı yapan İdare tarafından açılan ve açılması mecburi olan bir dava çeşididir.

Buna göre; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesini ister.

Mahkemece 15. maddeye uygun olarak oluşturulan Bilirkişi Kurulunca 11. maddedeki esaslar doğrultusunda hazırlanan Bilirkişi Raporlarına bedel tespit edilir ve bu bedelin hak sahibine verilmek üzere mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye on beş gün süre verilir. Bedelin bu şekilde bankaya depo etmesinden sonra taşınmazın idare adına tapuya tesciline ve kamulaştırma bedelinin mal sahibine ödenmesine, tescil yönünden kesin, miktar yönünden yargı yolu açık olarak karar verilir.

Verilen süreye rağmen kamulaştırma bedelinin bankaya depo etmemesi halinde mahkemece idareye bir kez daha aynı süre verilir. Bu ikinci süre kesindir ve bedelin yine yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verilir. Ancak bunun için mahkemenin, depo edilecek kamulaştırma bedelini tam ve eksiksiz olarak belirtmesi gerekir.

Aşağıda bahsi geçecek olan 27. Maddeye göre yapılan acele kamulaştırma sonrasında da yine bu maddeye göre dava açılması gerekmektedir. 27. Maddeye göre mahkemece verilen acele el koyma kararından sonra 6 aylık makul süre içinde (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2008/8776 E – 2008/13436 K. – 30.10.2008 T.) dava açılmaması halinde mal sahibinin kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açma hakkı doğar.

Kamulaştırma Kanunu 27.madde – Acele kamulaştırma

3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10.madde esasları dairesinde ve 15.madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10.maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.

Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.

Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.

27.maddede acele kamulaştırma kararı alınabilmesi için gerekli olan haller açıkça sayılmıştır. Özellikle baraj, otoyol gibi büyük çaplı projelerde kamulaştırmayı yapacak olan idareler çoğu zaman işin aciliyetine binaen Bakanlar Kurulu kararı ile “Acele Kamulaştırma” yoluna başvurmakta ve karar uyarınca mahkemeye başvurup, mahkemece tespit edilen bedeli bankaya yatırmak sureti ile gayrimenkule el koymaktadır.

Acele el koyma kararından sonra, Kamulaştırmayı yapan idare 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan tespit ve tescil davası açmak sureti ile taşınmazın tapuda kendi adına tescilini talep eder. Bu davada davalı mal sahipleri bizzat katılmak ya da kendilerini vekil ile temsil ettirmek sureti ile bedelin artılmasını sağlamaya çalışırlar. Dava sonunda verilen karar tescil yönünden kesin, bedel yönünden temyize tabidir.

Kamulaştırma Bedelinin artırılması (Tezyid-i Bedel) davası

2942 Sayılı yasada değişiklikler yapan 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihte, kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu (yeni) Kanun hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır. Yani bu durumda malik olduğu taşınmazı eski kanun zamanında kamulaştırılmış ve kamulaştırmanın tüm işlemleri tamamlanmış, ancak kendisine tebligat yapılamamış olanlar eski kanun uyarınca tezyid-i bedel (bedel artırımı) davası açacaklardır.

Bu davaların açılma süresi kamulaştırma karar ve eklerinin tebliğinden veya tapuda ferağ verilmesinden itibaren 30 gündür ve bu süre hak düşürücü bir süredir.

Ancak Kamulaştırma kararı kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olan gayrimenkul (taşınmaz) maliki, kamulaştırmayı yapan idarenin taşınmaza el koymuş olması halinde Kamulaştırmasız El koyma sebebiyle tazminat davası da açabilir.

Nitekim Yargıtay’ın konu ile ilgili bazı kararları şöyledir.

“İdarece ihtilafsız bedel bankaya bloke edilmiş, ancak kamulaştırma işlemi taşınmaz malikine tebliğ edilmeden taşınmaza el atılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından açılan davanın, kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davası olarak nitelendirilmesi gerekir.” (Yargıtay 5.HD. 17.06.2002 T- 2002/7510 E-13809 K.)

“Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar. Taşınmaz malikine tebligat yapılmamış, ancak idarece el konulmuşsa, davacı tarafça açılan Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli davasının esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekir.” (Yargıtay 5.HD.03.07.2003 T-2003/5902 E-9139 K.)

“Dava konusu parsel ile ilgili çıkartılan kamulaştırma tebligatı, yasaya uygun şekilde davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle geçersiz olduğundan, davacı vekilince açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davası ile birlikte saklı tutulan fazlaya ilişkin talep için açılan ıslah talepli davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.” (Yargıtay 5.HD. 2005/391 E-2792 K 17.03.2005 T.)

Kamulaştırmasız El Koyma Bedelinin Tahsili Davası  

Devlet ve kamu tüzel kişilerinin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli özel mülkiyetteki bir taşınmazı, geçerli bir kamulaştırma kararına dayanmaksızın, malikinin rızası olmaksızın ve kamulaştırma bedeli ödemeksizin kısmen ya da tamamen sahiplenmesi ve kamu hizmetine açmasıdır.

Kamulaştırma yetkisini haiz idarenin geçici olarak bir taşınmaza el koyması, kamulaştırmasız el koyma olarak nitelendirilemez. “Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilebilmesi için, öncelikle idarenin, o taşınmaza eylemli olarak el koyup, malikin kullanımını, yasaya aykırı şekilde tamamen ortadan kaldırması ve bu durumun kalıcı olması şarttır. Eş söyleyişle idare, el koyma eylemini, o taşınmazı sahiplenme amaç ve kastı ile yapmış olmalıdır”

Bu tanım kamulaştırmasız el atmanın şartlarından biri olan “sahiplenme ve süreklilik arz etme” açısından doğru olmakla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/5-662 E-2010/651 K. sayılı kararı karşısında Kamulaştırmasız El Koymanın tanımı açısından yetersiz kalmıştır.

Yargıtay’ın bahsi geçen kararı ve buna bağlı olarak yapılan yeni düzenlemelerle artık idarenin taşınmaza fiilen el koyması yanında, malikin mülkiyet hakkından kaynaklanan haklarını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirmesi de kamulaştırmasız el koyma olarak kabul edilmiştir.

Buna göre “Kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olabilmesi için kamulaştırma yetkisi olan idarenin taşınmaza fiilen el koyarak veya mülkiyet hakkına kısıtlama getirerek, malikin taşınmazı üzerindeki kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisini ortadan kaldırması ve bu durumun kalıcı nitelikte olması gerekir.” AYHAN Fatma, “Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. Maddesi ve Türk Hukukunda “Dolayısıyla Kamulaştırma” Uygulaması Üzerine Bir Deneme”, İÜHFM, C. LXIX, Y. 2011, S. 1-2, s. 1133-1134.

Aksi takdirde bu müdahale kamulaştırmasız el koyma sayılmaz. Bu tür bir müdahaleye karşı genel hükümler dairesinde müdahalenin önlenmesi ve ecri misil davası açılabilir.

Burada yeri gelmişken belirtelim ki, onaylı imar planında kamu hizmetine ayrılmış bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılıp o hizmet yapıldıktan sonra, malikin bedel davası açması üzerine el atmaya son verilse (örneğin yol ve kaldırım sökülse) bile, plan değişikliği yapılmadığı sürece el atmaya son verilmiş sayılmaz. (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2007/14046 E., 2008/375 K.)

Kamulaştırmasız El Koymanın haksız fiil olduğu konusunda tartışma yoktur. Ancak bu haksız fiil, bir kamu hizmetinin görülmesine yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple de kamulaştırmasız el koymadan doğan bedel davaları, 6098 sayılı Borçlar Kanunu değil, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında ele alınır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2006/5 54 – K. 2006/31  – T. 1.3.2006)

Özel Kanunlardan Doğan Bedel Davaları

Kıyı Kanunu, Boğaziçi Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu, Orman Kanunu gibi özel kanunlarla mülkiyete getirilen sınırlamalara karşı bedel davaları ile Türk Medeni Kanunu 1007. Madde uyarınca Tapu Sicilinin Tutulmasından Doğan Zararlardan Devletin Sorumluluğuna ilişkin davalar, İmar Hukukundan Doğan Bedel Davaları bu kapsamda değerlendirilecek davalardır. 

Boğaziçi Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile getirilen kısıtlamalar doğrudan kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilemez. Bu hallerde şartların varlığı halinde öncelikle kısıtlanan taşınmaz ile hazine taşınmazlarının takası imkanı getirilmiştir. Ancak gerekli şartların sağlanması ve başvuruya rağmen takası gerçekleşmemesi ya da kısıtlanan taşınmazın hukuki statüsünün takasa uygun olmaması halinde bedelinin tahsili için dava açılması mümkün olabilmektedir. Kıyı Kanunu ve Orman Kanunu ile getirilen kısıtlamalar sebebi ile malikin uğradığı zarar ise TMK 1007. madde uyarınca tazminat davası açılabilmektedir.

Kamulaştırma ve İmar Uygulamasından Doğan İdari Davalar

2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu 14.Maddesi uyarınca kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir.

İmar Uygulamasına karşı açılacak İptal Davası ise; 1 aylık ilan süresi içerisinde imar planına itiraz edilmişse ve itiraz reddedilmişse ya da kanunda belirtilen 15 günlük sürenin sonunda cevap verilmeyerek zımnen reddedilmişse, 1 aylık askı süresinin bitmesinden itibaren 60 gün içerisinde iptal davası açılabilir.

GÖREV YAPTIĞIMIZ BAZI KAMULAŞTIRMA PROJELERİ

BOYABAT HİDROELEKTRİK SANTRALİ (SİNOP) 513 MW kurulu güce sahip olan Boyabat Barajı ve Hidroelektrik Santralı, enerji amaçlı olup, Türkiye’nin kuzeyinde, Karadeniz’den yaklaşık 123 km. iç kesimlerde, Kızılırmak Nehri üzerinde, Durağan İlçe Merkezi’nin 10 km. güneybatısında yer alır. Kuzey ve batıda 1500–1600 m. yükseltilere erişen Ilgaz Dağları ile çevrili bulunan Proje Alanı, güneyde Kunduz ve Çal Dağları ile çevrili olup mansabında Altınkaya Baraj Gölü bulunmaktadır. Baraj yeri Samsun İli’nin 120 km. batısında ve Sinop ilinin 80 km. güneyindedir.
Yatırımı 48 ay sürmüş ve Kesin Kabul işlemi Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 6 Kasım 2013 tarihinde yapılmıştır.
Türkiye’nin enerji ihtiyacının %70’inden fazlası yurtdışına bağımlıdır. 513 MW kurulu güce sahip Boyabat Hidrolelektrik Santrali tamemen yerli kaynaklarla elektrik enerjisini üretmektedir.

İSTANBUL-ANKARA YÜKSEK HIZLI TREN HATTI Ülkemizin en büyük iki şehri olan Ankara ve İstanbul arasındaki seyahat süresinin azaltılması, hızlı, konforlu ve güvenli bir ulaşım imkânı oluşturulmasının yanısıra demiryolu ulaşım payının artırılması amacıyla Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesinin ilk etabını oluşturan Ankara-Eskişehir arası 2009 yılında, Eskişehir-İstanbul (Pendik) arası 2014 yılında hizmete açıldı.
513 km’lik koridor uzunluğunda azami 250 km/sa hıza sahip Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesiyle iki büyük şehir arasında seyahat süresi 4 saat oldu.
Yapım çalışmaları devam eden Gebze-Halkalı banliyö hattı tamamlandığında Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu, Marmaray ile bütünleşerek Avrupa’dan Asya’ya kesintisiz ulaşım sağlayacaktır.
Eskişehir-Bursa arasında otobüsle, İzmir, Kütahya, Afyonkarahisar ve Denizli arasında da YHT bağlantılı trenlerle seyahat süreleri önemli oranda kısaldı.
STEAG SÜLOĞLU RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ Edirne/Lalapaşa ilçesindedir. Steag Enerji bağlı ortağı olan Steag Rüzgar Süloğlu Enerji Üretim A.Ş. tarafından işletilen santral 60 MWe kurulu gücü ile Türkiye’nin 206. Edirne’nin ise en büyük enerji santralidir. Tesis ayrıca Türkiye’nin 28. büyük Rüzgar Enerji Santrali’dir. RES’te 20 adet Vestas rüzgar türbini kullanılmıştır. Süloğlu Rüzgar Santrali ortalama 136.787.007 kilovatsaatelektrik üretimi ile 41.325 kişinin günlük hayatında ihtiyaç duyduğu (konut, sanayi, metro ulaşımı, resmi daire, çevre aydınlatması gibi) tüm elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilir. Süloğlu Rüzgar Santrali sadece konut elektrik tüketimi dikkate alındığında ise 43.424 konutun elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek elektrik üretimi yapmaktadır.
 
Süloğlu Rüzgar Santrali 2016 yılında Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’ndan (YEKDEM) faydalanacak olup ürettiği 1 kilovatsaat elektriği 0,0790 $ fiyat ile devlete satacaktır. Süloğlu Rüzgar Santrali – RES YEKDEM’den son olarak 2025 yılında faydalanabilecektir.

SABİHA GÖKÇEN ULUSLARARASI HAVAALANI Pendik ilçesi sınırlarında inşa edilen İstanbul’un 2. havalimanıdır. Havalimanı ismini, dünyanın ilk kadın savaş pilotu ve Türkiye’nin ilk kadın pilotu olan Sabiha Gökçen’den almıştır. Havalimanının yapımı için ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırma işlemleri 1988 yılında yapılmış, temeli Şubat 1998 tarihinde atılmış, Ocak 2001 tarihinde tamamlanarak hizmete girmiştir. 2013 yılında ise 2. pist için yeniden kamulaştırma yoluna gidilmiştir. Sabiha Gökçen Havaalanı sürekli büyümekte olup, Havaalanları İstatistiklerine göre, toplam yolcu trafiği bakımından  Türkiye’nin üçüncü havalimanıdır.

 
MARMARAY, Cumhuriyet tarihinin en büyük ulaşım projelerinden Marmaray 29 Ekim 2013’de işletmeye açılmıştır. Bu parkurda 3 yeraltı (Üsküdar, Sirkeci ve Yenikapı) ve 2 yerüstü (Ayrılıkçeşmesi, Kazlıçeşme) istasyonu bulunmaktadır. Ayrılık Çeşmesi ile Kazlıçeşme arasındaki seyahat süresi toplam 18 dakikadır. Gebze-Söğütlüçeşme ve Halkalı-Kazlıçeşme hat kesimleri, inşaatı tamamlandığında Marmaray’a bağlanacak ve Gebze-Halkalı arasında kesintisiz işletmeciliğe geçilecektir. Proje tamamlandığında yüzeyde 2 olan hat sayısı 3’e çıkartılacak, bunlardan 2’si banliyö işletmeciliği için 1 adedi ise şehirlerarası trenler ve hızlı trenlere hizmet verecektir. Böylelikle daha verimli bir tren işletmeciliği yapılmış olacaktır. En son tekniklerle inşaat teknikleri ile yürütülen çalışmalar sonucunda Gebze’den Halkalı’ya 105 dakika içerisinde konforlu bir şekilde gitmek mümkün hale gelecektir. Marmaray Projesinin hayata geçmesiyle toplam hat uzunluğu 76 km. olacak Gebze-Halkalı arasında 2-10 dakikada bir sefer yapılacaktır. Sistem tam olarak devre alındığında bir yönde saatte 75.000 yolcu taşınması planlanmıştır.

KOCAELİ – İZMİR OTOYOLU VE OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ, Gebze – Orhangazi – İzmir Otoyolu (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil ) 384 km Otoyol ve 49 km Bağlantı yolu olmak üzere toplam 433 km uzunluğundadır.

Bursa-Balıkesir-Kırkağaç, Manisa-İzmir arasındaki kesimlerde toprak işleri,büyük, küçük sanat yapıları ve üst yapı çalışmaları sürdürülmektedir. Ayrıca (İzmir-Turgutlu) Dy.Ayr.-Kemalpaşa arasındaki 6,5 Km.lik bağlantı yolu tamamlanarak  20.10.2015 tarihinde trafiğe açılmıştır.​
 
Altınova – Gemlik arasındaki 40 km.lik kesim 21 Nisan 2016 tarihinde, 12,6 km.lik Gebze-Altınova (Osmangazi Köprüsü Dâhil) kesimi ise 01.07.2016 tarihinde tamamlanarak trafiğe açılmıştır. Kemalpaşa Ayr.-İzmir kesimi ile Gemlik-Bursa arasındaki Otoyol kesiminde yapım çalışmaları tamamlanarak işletmeye hazır hale getirilmiştir.
 

BOLU GÖYNÜK TERMİK SANTRALİ,Bolu’nun Göynük ilçesi Himmetoğlu Köyündedir. Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş. tarafından işletilen santral 270 MWe kurulu gücü ile Türkiye’nin 64. Bolu’nun ise en büyük enerji santralidir. Tesis ayrıca Türkiye’nin 13. büyük Linyit Termik Santrali’dir. Aksa Bolu Göynük Termik Santrali ortalama 1.275.616.667 kilovatsaat elektrik üretimi ile 385.383 kişinin günlük hayatında ihtiyaç duyduğu (konut, sanayi, metro ulaşımı, resmi daire, çevre aydınlatması gibi) tüm elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilir. Aksa Bolu Göynük Termik Santrali sadece konut elektrik tüketimi dikkate alındığında ise 404.958 konutun elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek elektrik üretimi yapmaktadır.270 MW kurulu güce sahip olacak Bolu Göynük Termik Santrali’nde elektrik üretimi amacıyla kullanılacak olan linyit, santrale 2 km mesafedeki açık madenden çıkarılmaktadır. Santralde yıllık 2 milyar 25 milyon kilovatsaat elektrik üretimi yapılması planlanmaktadır. Bu üretim ile Türkiye’nin 3 günlük elektrik tüketiminin tamamının bu santralden karşılanacağı söylenebilir.

ÖMERLİ BARAJI, İstanbul’un Anadolu yakasında, aynı adlı yerde, Riva Çayı üzerinde kurulu baraj. 1973’te işletmeye açıldı. Toprak dolgu tipinde olan Ömerli Barajı, Anadolu yakasının ve Avrupa kesiminin içme suyu gereksinimini karşılamak amacıyla yapıldı. Yıllık içme suyu verimi 180 milyon m3, drenaj alanı 600 km2’dır. 1996 yılından itibaren içme suyunun kirlenmesinin önüne geçilebilmesi amacı ile Emirli, Kurna, Kurtdoğmuş, Paşaköy, Esenceli Köylerinde mutlak koruma sahasında kalan taşınmazların kamulaştırılması yoluna gidilmiştir.

 

 

Saraydüzü Barajı, Sinop’ta, Asarcık Çayı üzerinde, sulama amacıyla 1994-2001 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.900.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 74,00 m., normal su kotunda göl hacmi 36,28 hm³, normal su kotunda göl alanı 2,16 km²’dir. Baraj 4.109 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.

 

 

Çerkeş Organize Sanayi Bölgesi (OSB)  2005 yılında kurulmuştur. 03.08.2005 Tarihinde Sanayi ve Teknoloji  Bakanlığı ile kredi sözleşmesi yapılmış olup, 15.06.2006 tarihinde Çerkeş Belediyesine ait olan tapular Organize Sanayi Bölgesine bila bedel devir edilmiştir. Şu durumda tüm altyapı uygulama projeleri tamamlanmış, enerji müsaadesi de alınarak 24.07.2009 tarihinde 1. Etap inşaat altyapı ihalesi yapılmış olup Ekim 2010 sonu itibariyle tamamlanmış,  Ayrıca 2. Etap inşaat altyapı ihalesi yapılmış ve Haziran 2018 tarihi itibariyle tamamlanmıştır. Bölgede 40 adet Sanayi Tipi Parsel, 1 Adet İdari ve Sosyal Tesis Alanı, 2 Adet Hizmet ve Destek Alanı, 3 Adet Teknik Altyapı Alanı ve 1 Adet Arıtma Tesis Alanı bulunmaktadır. Enerji Dağıtım Lisansı,  Telekom altyapısı, Doğalgaz kullanımı, iç yolları, otoparklar, yaya kaldırımları, sağlık koruma bantları, ağaçlandırma alanları, kontrollü giriş-çıkış ve bölgenin etrafının yüksek tel örgü ile kapatılması işleri tamamlanmıştır.   

DİĞER BAZI PROJELER
Maltepe Ferhatpaşa Su Terfi İstasyonu Kamulaştırması ( İSKİ / İSTANBUL)
Boyabat Organize Sanayi Bölgesi (İl Özel İdaresi / SİNOP)
Pendik E-5 bağlantısı Kamulaştırmaları (İstanbul Büyükşehir Belediyesi / İSTANBUL)
Pendik Kemiklidere Dere Islah Kamulaştırması (İstanbul Büyükşehir Belediyesi-İSKİ / İSTANBUL)
Kadıköy-Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Cad. Kamulaştırmasız El Atma Davaları (İBB ve Kadıköy Bel.)
Kadıköy-Pendik-Tuzla Okul Alanı, Park Alanı, Yeşil alan Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız el Atmaları
Tekirdağ İl Özel İdaresi Kamulaştırmaları

Edirne / Keşan TEDAŞ İrtifak Kamulaştırmaları