Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
25.02.2026 T.
2025/10697 E.
2026/3312 K.

ÖZET: Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun … maddesinin … fıkrasının (…) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden davanın açıldığı tarih gözetilecek talep gibi dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına işleyecek en yüksek faizi ile tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

(2942 S. K. m. 11) (6100 S. K. m. 369, 370, 371) (YİBK 16.05.1956 T. 1956/1 E. 1956/6 K.) (YHGK 15.12.2010 T. 2010/5-662 E. 2010/651 K.)

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz (Ata) Mahallesi, 44749 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklara uygulanacak en yüksek faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atılmadığını, mülkiyetin kısıtlanmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, emsalin uygun olmadığını, bedelin fazla olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 1999 onay tarihli planda park ve spor alanı olarak ayrıldığı, 2012 onay tarihli revizyon imar planı ile özel spor alanı olarak ayrıldığı, bilahare 2017 tarihinde onaylanan imar planı ile Bölge Parkı ve Özel Spor Alanına dönüştürüldüğü, ancak revizyon imar planına ilişkin kararın Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2011/3459 Esas, 2018/1447 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, keşif tarihi itibarıyla parsel üzerinde davalı idare tarafından yapılan fiili bir el atmanın olmadığı üzerinden enerji nakil hatlarının geçtiği anlaşılmış olup, davalı idare tarafından fiilen el atılmamış ise de taşınmazın 2017 onay tarihli revizyon imar planı ile bölge parkı ve özel spor alanı olarak ayrılmasına ilişkin kararın İdare Mahkemesinin kararı ile iptal edildiği, bu durumda 1999 onay tarihli uygulama imar planına geri dönülmüş olduğu ve bu plana göre taşınmazın spor alanında kaldığı, bu durumda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, bu itibarla, taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış olsa dahi makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve üzerinden geçen irtifaklar nedeniyle değer düşüklüğü uygulanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı belediyeden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş; hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden davanın açıldığı tarih gözetilecek talep gibi dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına işleyecek en yüksek faizi ile tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)